Yaşamın İnanılmaz Bir Dengesi Var!

Updated: Jun 19, 2018


Yaşamın inanılmaz bir dengesi var ve o sandığımızdan çok daha azı aslında. Üniversiteden mezun olup, kurumsal firmalarda çalışmaya başladığımda kendimi ait olmadığım bir yerde misafir gibi ve fazlasıyla eksik hissediyordum. Sonra bir şeyler değişti. “Tam” olabilmek için kendimi, hislerimi, içgüdülerimi daha fazla dinlemeye başladım. Bu beni çok başka yolculuklara çıkardı. Muhteşem insanlarla tanıştım, bana ilham veren, öğreten, düşündüren, destekleyen… Hepsine minnettarım.


Yaşamı itmekten ve çekmekten vazgeçtim, vazgeçiyorum. Onun çabasız akışını keşfediyorum. Yapmayı hayal ettiğim her şey için keyifle, yavaşça ve özenle çalışıyor; başaramadıklarım için kendimi affediyorum. Çünkü anlıyorum ki yaşam: temiz, mavi, aydınlık bir gökyüzü ; bizi besleyen, büyüten sıcak bir toprak; o tüm parıltısı ve coşkusu ile berrak bir su kaynağı…


Bu koleksiyonun adı “yaşam”. İlhamını , en yalın, en basit, en ilkel hali ile yaşamdan alıyor ama aslında bana ilham veriyor. Bu yeni yolculuğumda kendimi yeniden doğurmuşum gibi hissediyorum. Yeniden yaşamaya başlamış gibiyim. Bu zamana kadar öğrendiğim her şeyi unuttum. Yeniden keşfediyorum. Kızgın değil, umutlu, sakin, heyecanlıyım ve aslında görünürde pek bir değişiklik olmamasına rağmen daha özgürüm.


Yukarıda anlattıklarım, uzun süren bir sorgulamadan sonra vardığım yer. Bu sorgulamanın en somut eseri ise 2018 ilkbahar- yaz koleksiyonumuz. “ Ya farklı bir yaşam hayal etseydik nasıl olurdu?” diye düşündük, hayaller kurduk. Sonunda 7 parçadan oluşan “yaşam” isimli bu koleksiyon çıktı ortaya. Tekin’in öyküsünü, Merve’nin yaratıcılığı ile birleştirdik. Sen de hayal ettiğimiz dünyayı buradan keşfedebilir ve öykünün tamamını okuyabilirsin.


Ürettiklerimizi tarif etmek gerekirse,bunu pek beceremiyorum. Sanırım onları tanımlayacak sözlerim yok. Onları hissediyorum ve hislerimi de birkaç sözcükle anlatabilirim.


İlk koleksiyondan bildiğin gibi parçalar isimlerini bizi çok etkileyen kadın yazarlardan alıyor. Ursula'nın tılsımlı aydınlığı ile başladığımız bu yolculukta aramıza Simone (de Beaviour) ve Clarisa (Pinkola Estes) da katılıyor. Her bir tasarımı onlara ithaf ediyoruz.


Klasik ursulayı daha da basit hale getirdik. Aslında yapmaya çalıştığımız galiba kendi yaşamımızı iyice basitleştirmeye çalışmaktı. Çünkü bizce basitleştikçe, sadeleştikçe doğamıza uyum sağlayacak, ona bağlanacak ve onun tarafından sarmalanabileceğiz.


Simone maxi dress benim için akışı temsil ediyor. Yaşamın çabasız akışını... Hiç bir şey yapmana gerek yok, hiçbir yere gitmene gerek yok, kimse olmana gerek yok, kendini suyun üzerine bırak, o akar, yolunu bulur. Yaşamın çabasız akışını fark et, keşfet... İtme ya da çekme


Clarisa serisi ise çok yakınlarda farkına vardığım ve yaşamın/doğanın/zamanın tarifsiz dengesi. İnişleri ve çıkışları ile ne yaşanırsa yaşansın yaşam hep dengede duruyor. Her zaman kendi dengesini buluyor!


Benim için giysileri tasarlamak, kalıbını hazırlamak , arkasındaki bir sürü matematik, elle tutulur, giyilir, anlaşılır hale getirmek için verilen emek bir ifade şekli. Sana sunduğum her şeyle uzun süredir bir kenara sıkışmış beni anlatmaya çalışıyorum. Seninle tanışmaya, seni tanımaya çalışıyorum. Kendim olmaya çalışıyorum. Umarım sen de 1 kaç metre kumaştan fazlasını bulursun emeğimizde! Umarım beni/bizi/"ren"i tanıyınca çok seversin. Mutlu baharlar ! Serüvenimizin bir parçası olduğun için teşekkürler.🌿


sevgiler,

gözde

  • Instagram Social Icon
  • Pinterest Social Icon